Gelecek Zaman Nedir? Herkesin Düşünmesi Gereken, Ama Kimsenin Düşünmediği Bir Konu
Bana kalırsa, gelecek zaman cümleleri her zaman biraz belirsizdir. Hepimiz “yarın” dediğimizde bir şeyler anlamaya çalışıyoruz, ama ne kadar net olabilir ki? O kadar da net değil. Gelecek zaman aslında, hem dilin işlevi hem de düşünme şeklimizle ilgili çok önemli bir kavram. Ama ne yazık ki, çoğumuz bu “gelecek zaman”ı kullanırken aslında doğru anlamıyla kullanmıyoruz ya da kelimelerin gerçek gücünü tam kavrayamıyoruz. İşte ben de bugün bu konuyu ele alacağım; geleceği nasıl gördüğümüzü, geleceğe nasıl bakmamız gerektiğini, hatta birçoğumuzun “yarın” kelimesini sadece bir laf olsun diye kullandığını sorgulamak istiyorum.
Düşünsenize, “yarın” dediğimizde ne kadar gerçekçi olabiliriz? Yani, gerçekten yarını planlamak mı, yoksa sadece başımıza gelecekleri kabullenmek mi? Gelecek zaman nedir, sorusu aslında bizi dilin ötesine, hayatın anlamına götürüyor. Herkes bu soruyu sormuyor ama bir insanın geleceği doğru şekilde tarif edebilmesi, aslında o insanın ne kadar “yaşadığını” gösteriyor. Şimdi gelin, hep birlikte bu geleceği tartışalım.
Gelecek Zamanın Tanımı: O Kadar Da Basit Değil!
Gelecek zaman, aslında dilde belirli bir eylemin, durumun ya da olayın henüz gerçekleşmediğini ama gelecekte bir noktada olacağını belirten bir zamandır. “Yarın sabah işe gideceğim,” mesela. Burada yapılan şey, gelecekte yapılacak bir eylemin haberini vermek. Bir dilsel gösterge olarak, gelecek zaman insanları “bunun olacağına” inandırmaya çalışır.
Ama gerçekte, “gelecek zaman” ile ilgili bir sorun var. Bu zaman dilimi, bizlere aslında belirsizlikten başka bir şey sunmuyor. “Yarın” dedikçe, bir şeylerin olacağına inanmak istiyoruz ama aslında biliyoruz ki yarın ne olacağı hakkında tek bir fikrimiz yok. Yani bu, bir nevi dilsel yalan olabilir. Gelecek zaman bir anlamda bizleri tatmin etmek için var, ama gerçekte kimse yarını öngöremez.
İç sesim: “Yarın ne olacak, kim bilir? Ama ne kadar plan yaparsan yap, hep ‘surprise’ yani sürprizle karşılaşırsın!”
Peki, hep geleceği konuşmak neden bu kadar rahatlatıcı? Çünkü dilsel olarak, “gelecek zaman” bize güvende olma hissi veriyor. Oysa biz gerçek hayatta çoğu zaman, gelecek hakkında hiçbir garantiye sahip değiliz. Gelecek zaman cümleleri, sanki her şey önceden yazılmış gibi bir his uyandırır. Ama bu, yaşadığımız dünyayla ne kadar örtüşüyor?
Gelecek Zamanın Güçlü Yönleri: Plan Yapmanın Psikolojik Gücü
Gelecek zamanı kullanmanın en büyük avantajı, bir noktada kontrol sahibi olma duygusu yaratmasıdır. İnsanlar, bir hedef belirlediklerinde ve bu hedefi “gelecek zaman”la ifade ettiklerinde, sanki o hedefi gerçekleştirme gücüne sahip oluyorlarmış gibi hissederler. “Yarın sabah koşuya çıkacağım,” dediğinde, aslında bir adım atmak için motive oluyorsun. Hem de belirsiz bir zamanı, “yarın”ı, belirleyerek.
Bence bu, insanoğlunun en büyük zaferlerinden biridir. Hedefler koymak ve bu hedeflere ulaşacağına inanmak, bizi ileriye taşıyan bir güç kaynağıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, bu planların gerçekçi olmasıdır. Yani, “Yarın bir milyon dolar kazanacağım” demek, çok cazip olabilir ama pratikte gerçekçi değil. Ancak, “Yarın birkaç sayfa kitap yazacağım” demek çok daha uygulanabilir bir hedef olabilir.
Burada işin psikolojik boyutuna girmemek elde değil. Geleceği planlamak, kafanda bir şeylerin işlediğini, her şeyin yolunda gittiğini hissettiren bir araçtır. O yüzden de “yarın” cümlesi insanın hayatına motivasyon katar. Ancak bu, aynı zamanda “şu an”ı ihmal etmemize sebep olabilir.
İç sesim: “Yarın ne olacak, kim bilir! Ama bugünün kararları, yarını gerçekten şekillendiriyor, değil mi?”
Gelecek Zamanın Zayıf Yönleri: Gerçekten Tahmin Edilebilir mi?
Bütün bunlara rağmen, gelecek zamanın büyük bir sorunu var: Gelecek, tahmin edilemez! Ve bu, bana göre en büyük zayıflığıdır. Hepimiz gelecek hakkında “şu olacak, bu olacak” diye sayıp döksek de, gerçekten kontrol edemediğimiz bir şey var: Olayların kendisi. Gelecek zaman cümleleri bir yanda güven verirken, diğer taraftan korkutucu olabilir.
Hepimiz geleceği planlamaya çalışıyoruz, ama çoğu zaman planlarımızın tıkır tıkır işlemediğini görmek, insanı hayal kırıklığına uğratabiliyor. Bir hafta önce “yarın şunu yapacağım” dediğinde, bugün “Bugün de yapmadım!” diyorsun. O zaman “yarın” kelimesi gerçekten neyi ifade ediyor? Belki de biz sadece insan olarak, tüm bilinçli çabalarımızla kendimizi geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz. Ama gerçek şu ki, geleceği ne kadar planlasak da, hayat beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkabiliyor.
Gelecek zamanın bir diğer zayıf yönü de, o kelimenin “belirsizlik” taşıyor olmasıdır. Ne kadar kontrol sahibi olursak olalım, hayatın önümüze koyacağı engeller bizi her zaman şaşırtabilir. Kısacası, her planın, her geleceğin içinde bir miktar belirsizlik vardır. Ve o belirsizlik, insanların en çok korktuğu şeydir.
Gelecek Zamanı Sorgulamak: Hadi, Gerçekten Ne Olacak?
İşte burada büyük bir soruya geliyoruz: Gerçekten “yarın” ne olacak? Yani, bugünden yarına kadar nasıl bir değişim olabilir? Planlar yaparken gerçekten neler dikkate alınıyor? Düşün, bir hedef koyduğunda bu hedefin sana gerçekten anlamlı olup olmadığı hakkında hiç düşündün mü?
Yarını görmek için bir gözlük gerekmiyor ama belki de biraz daha açık fikirli olmamız gerektiğini kabullenmeliyiz. Gelecek zaman, belki de bugünü yaşarken yapmamız gereken önemli bir hatırlatmadır. Şimdi, geçmişin ve bugünün geride kalmasıyla, geleceği hep bir sonraki adım olarak görme anlayışını bir kenara bırakıp gerçekten “şu an”da ne yapabileceğimizi sormalıyız.
İç sesim: “Biraz daha yaşıyoruz, biraz daha bilinçli olmalıyız!”
Sonuç: Gelecek Zamanı Kendi İrademize Göre Şekillendirebilir miyiz?
Sonuçta, gelecek zaman kelimeleri ne kadar güçlü olsa da, onu ne kadar gerçekçi kullanabiliyoruz? Gelecek hakkında planlar yaparken, aslında kontrolün bizde olmadığı gerçeğini kabul edebilmek önemli. Hepimiz hep “yarın”ı bekliyoruz ama belki de şu an yapmamız gereken her şey şu anda elimizde. Yani gelecek zaman cümleleriyle kendimizi kandırmak yerine, belki de şimdiki zamanı daha etkili değerlendirmeliyiz.
Peki, bir sonraki adımınız ne olacak? Gelecek zaman mı, yoksa şu an mı?