Çok Özlemek Anlamına Gelen Deyim Nedir? (Ve Hangi Durumlarda Kullanılır?)
Hadi gel, biraz sohbet edelim. Bugün bir konu var ki, her birimizin hayatında bir yerlerde dokunmuş olduğu, biraz hüzünlü ama aynı zamanda derin anlamlar taşıyan bir konu: Çok özlemek anlamına gelen deyim nedir? Öyle her an, her yerde karşımıza çıkmasa da, o deyim bir gün gelir, “Oha! Bu tam da benim yaşadığım şey!” dedirtir. Şimdi, başlıkta bir soru sorduk, ama gelin, cevabı biraz eğlenceli bir şekilde çözelim. Hazırsanız, başlayalım.
Özlemin Kardeşi: “Canı Çekmek”
Özlemek… İnsanlar birini özler, gözleri dolar, içleri kıpır kıpır olur, belki de içten içe bir iki gün boyunca yazmazlar, “Ahh, yazayım mı acaba? Yok, yazmayayım, sonra bir şey çıkar!” Ama ne kadar yazmamak isterseniz isteyin, sonunda yazarsınız. Çünkü özlemek bir noktada insanın içinden çıkan, gözlerden bir şekilde kaçmayan bir histir. O yüzden, ilk deyimi atıyorum: “Canı çekmek.”
Ya da diyelim ki, bir arkadaşım uzun bir süredir tatilde, hep birlikte kahve içtiğimiz o eski zamanları düşünüyordum, birden bir mesaj aldım:
“Hadi gel, kahve içelim mi?”
Hemen gözlerim ışıldadı ve içimden dedim: “Yaa, canım seninle kahve içmeyi o kadar çok çekti ki!”
İşte bu deyim, tam da çok özlemek anlamına gelir. Birisini özlemek, onunla bir şey yapmak istemek, bir şekilde canının o an onu yanına almak istemesi… Bu, sadece fiziksel değil, ruhsal bir ihtiyaçtır.
Bir arkadaşım tatildeyken, İzmir’deki o muhteşem kafede oturup kahve içmeyi bir türlü unutamıyordum. Evet, normalde kahve içmeye gittiğimizde birden fazla arkadaş gelir ve aslında sohbetten çok, gündelik işlerimizi yaparız. Ama yine de özlersiniz ya, işte o içsel gereklilik var burada.
Biraz “Kara Kış Gibi” Özlemek
Şimdi gelelim biraz daha dramatik ama komik bir deyime. “Kara kış gibi özlemek” deyimini belki duyduğunuz olmuştur. Hayatınızda birine duyduğunuz özlem, sizin içsel olarak soğuk bir kış gününe dönüşürse, işte o zaman tam olarak “kara kış gibi özlemek” olur.
Bir gün, arkadaşım aradı:
“Bütün gün dışarıda koşup durdum ya, ama tek istediğim şey bir kahve ve birazcık soğuk hava!”
Ben de “hadi canım” dedim, “İzmir’in sıcağında kışın soğuğuna özlem mi duyulur?”
Ama baktım adam bayağı ciddi… Ve hemen içimden düşündüm: “Ben de gerçekten bazen eski günlerdeki sohbetlerimizi, muhabbetimizi o kadar çok özlüyorum ki, bu his tam bir ‘kara kış gibi’ özlemek.”
Gerçekten de bazen öyle bir özlem gelir ki, hiçbir şeyin tadı tuzu kalmaz, sanki bir çığlık atıp “Nerdesiniz arkadaşlar?” diye haykırmak istersiniz. Hani o gürültü yoktur, ama içinde bir tür ‘karanlık bir boşluk’ vardır. İşte, bu da tam olarak “kara kış gibi özlemek”tir.
“Gözlerim Dönüyor” Dediğiniz An
Şimdi biraz da mizahi bir bakış açısıyla, çok özlemek anlamına gelen bir deyime daha göz atalım. Özlemek o kadar can sıkıcı bir şey olabilir ki, bazen “gözlerim dönüyor” diyebilirsiniz. “Gözlerim dönüyor” deyimi aslında çok fazla beklemekten, bir şeyin özlemiyle baş başa kalmaktan bir tür “delirme” durumudur.
Örneğin, uzun bir zamandır eski bir arkadaşım İzmir’e gelmiyordu ve bir gün, yanımda birine dedim:
“Ya sabah kalktım, gözlerim dönüyor! Hala ‘nerde o, ne zaman gelecek?’ diye düşünüyorum.”
İşte tam o anı yaşadım. Hem özlüyorum hem de “ne zaman geleceksin, be adam?” diye içimden çığlık atıyorum. Bu durum o kadar çekilmez bir hal alır ki, gözlerinizin dönmesi işten bile değildir. Çünkü beklemek, bir anlamda özlemekle birleşince, insan biraz kafayı yiyebilir. Ahh, özlem de ne büyük dert!
“Kardeş Gibiyim, Ama Yok Gibisin” – Anlık Özlem
Çok özlemek deyince, bazen o kişiyle çok yakın olmanız, her an birbirinizin yanında olmanız gerekir. Ama işte bazen de olur ki, çok yakın olduğunuz kişiyle bile özlem duyarsınız. Mesela bir arkadaşınızla sürekli kahve içiyorsunuz, çılgınca sohbet ediyorsunuz ama birden bir bakmışsınız ki bir hafta boyunca görüşmemişsiniz. O zaman ne dersiniz?
“Kardeş gibiyim, ama yok gibisin!”
Her ne kadar yanında gibiyse de, bazen gerçekten bir eksiklik vardır. Bir eksiklik bir yerden hissedilir. Bu da aslında çok özlemenin biraz mizahi hali. Çünkü çok sevdiğiniz, belki de her gün görüştüğünüz o arkadaşınız birden uzaklaşınca, aslında bu, her ne kadar çok basit görünse de, derin bir özlemi ortaya çıkarır.
İç Sesten Geriye Kalanlar
Diyelim ki, gerçekten özlediğiniz biri var ve ona sürekli “sizi özlüyorum” diyorsunuz ama bir noktada iç sesiniz devreye giriyor. O zaman ne olur? “Bunu söylemek doğru mu acaba?” diye düşünürsünüz.
İç sesim: “Aman Tanrım, yine mi özledin? Yeter artık!”
Evet, bazen özlemek gerçekten çok yorar insanı, çünkü bir süre sonra adeta ‘yeter’ noktasına gelirsiniz. Ama sonra bir bakarsınız ki, yine de bu özlem devam eder, çünkü bazen içsel istekler o kadar güçlüdür ki, onlara dur diyemezsiniz.
Sonuç Olarak: Özlemler Hiç Bitmeyecek
Yani, çok özlemek anlamına gelen deyim nedir sorusunun cevabını birçok farklı şekilde verebiliriz. Özlemek, bazen içimizde birikmiş, zaman zaman mizahı kullanarak bile kendimize dile getirdiğimiz bir histir. Gündelik hayatta bazen “kara kış gibi özlemek”, bazen “canı çekmek”, bazen de “gözlerim dönüyor” diyerek anlatmak isteyebilirsiniz. Ama şunu unutmamalıyız ki, her özlemde bir parça da mutluluk vardır; o özlem, sevgiden, dostluktan ve hayatın güzel yanlarından beslenir.