İçeriğe geç

House ve home arasındaki fark ne ?

House ve Home Arasındaki Fark Ne?

Hepimiz günlük hayatta sıkça duyduğumuz bu iki kelimeyi, “house” ve “home”u birbirine karıştırabiliriz. Ama aslında aralarında anlamlı bir fark var. Pek çok kişi için, “house” ve “home” sadece dildeki iki benzer kelime gibi görünebilir, ama bu iki kelimenin taşıdığı anlamlar arasında ince bir çizgi var. Eskişehir’de, üniversitedeki bir araştırma görevlisi olarak, biraz kafamı dinlerken bu konu üzerinde düşünmek istedim ve düşündüm ki: “Belki de bu farkı herkesin anlaması için daha basit bir şekilde açıklayabilirim.” İşte, “house” ve “home” arasındaki farkı bilimsel bir mercekten, ama herkesin rahatça anlayacağı bir dille ele alıyorum.

House: Fiziksel Bir Yapı

İlk önce “house”dan başlayalım. House, bildiğiniz gibi fiziksel bir yapıdır. Bir evin duvarları, çatısı, kapısı ve pencereleriyle donatılmış olan bir yapıdır. Aslında, house’a bakarken aklımıza, mimarlık fakültelerindeki çizimler, inşaat mühendisliğindeki detaylar ve hatta taş duvarlardan bahsedebiliriz. Yani, house kelimesi, evin fiziksel varlığını ve yapısını ifade eder. Bir apartman dairesi, bir köy evi, hatta bir konteyner bile “house” olabilir.

Örneğin, Eskişehir’deki üniversitemin yakınlarındaki yeni yapılan binaları düşündüğümüzde, her biri kesinlikle bir “house”. Yani dışarıdan bakıldığında, ne kadar güzel görünüyorlarsa görünsünler, bu binalar birer “house” olmaktan öteye geçemezler. Çünkü bunlar sadece duvarlardan, odalardan ve çatıdan ibaret. Bunların içindeki yaşamı, o binayı ev haline getiren ruhu ifade etmiyorlar. İşte, bu yüzden “house” sadece yapıyı ve fiziksel durumu tanımlar.

Home: Anlam Yüklü Bir Yer

Peki ya “home”? Home, işin içine duygusal ve psikolojik bir boyut ekler. Home, evin fiziksel sınırlarını aşar ve kişisel bir anlam kazanır. Home, kendimizi güvende hissettiğimiz, duygusal bağlar kurduğumuz, rahatladığımız, bazen sıkıldığımız ama yine de “burası benim yerim” dediğimiz bir alan. Aslında home, bir anlamda “ev gibi” olma durumudur. Bir yere duygusal bağımızı ve kimliğimizi koyduğumuzda, orası bizim “home”umuz olur.

Mesela, Eskişehir’de yaşadığım ev, fiziksel olarak bir “house” olabilir, ancak orası benim “home”um. Çünkü orada kendi kitaplarım var, bir köşe var; sabahları kahvemi içerken güne başlamak için oturduğum bir yer var. Kısacası, o “house” içinde ben varım. O alan bana ait ve içimi ısıtan bir yer. Yani evin sunduğu sadece fiziksel alanla yetinmiyorum, aynı zamanda duygusal bir bağ kuruyorum. İşte “home” demek, tam olarak bu duygudur.

House ve Home Arasındaki Psikolojik Fark

Bilimsel olarak bakıldığında, house ve home arasındaki farkın oldukça derin psikolojik bir boyutu var. İnsanların psikolojik ihtiyaçlarını anlamak için bu farkı çok iyi kavramamız gerekiyor. House, bireylerin barınma ihtiyacını karşılarken, home, onların ruhsal ihtiyaçlarını karşılar. Bir insan, evini bir yuva olarak görmediğinde, orada sadece hayatta kalmak için yaşar, yani fiziksel ihtiyaçları giderilir. Ama home, bir yerin içinde bir aidiyet duygusunun oluşmasıdır. Ev, ruhun barınma alanı olur.

Mesela, son yıllarda evde çalışmaya başladıysanız, ofis olarak kullandığınız odanın, fiziksel olarak bir “house” gibi olduğunu, ama onun içinde çalışmanın getirdiği duygusal bağla “home”a dönüşebileceğini fark etmişsinizdir. Evde çalışırken, o oda sadece masa ve sandalyeden ibaret değildir; orada bir hikaye, bir yaşam tarzı ve bazen bir rahatlama duygusu vardır. Kısacası, home, kimliğinizin bir parçası olur.

Günlük Hayattan Basit Bir Örnek: Kendi Evim

Eskişehir’de bir apartman dairesinde yaşayan biri olarak, evimi düşündüğümde, fiziksel olarak bakıldığında evim tam anlamıyla bir “house”. Ama orada geçirdiğim her an, her kahve molası, her pazar kahvaltısı, orayı bir “home”a dönüştürüyor. O yüzden evimin her köşesine, her duvarına, her odasına bir bağım var. Bazen evimin sadece fiziksel yapısı olmaktan çıkıp, bir anlam kazanması, işte bu farkı gerçekten gözlerimle görebiliyorum.

Sonuç Olarak: House ve Home, Birbirini Tamamlar

Sonuçta, house ve home arasındaki fark, bir anlamda insanların evle olan ilişkisini ifade eder. House, dışarıdan bakıldığında fiziksel bir yapı iken, home, içsel olarak hissettiğimiz, ruhsal anlam taşıyan bir yer. Bir evin “home”a dönüşmesi için zaman, anılar, yaşanmışlıklar gerekir. Bu da demek oluyor ki, bir evin fiziksel olarak var olması, onun mutlaka bir “home” olduğu anlamına gelmez. Ve belki de hepimizin amacı, sadece bir house değil, aynı zamanda kendimize ait bir home yaratmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabetilbetgir.netbetexperhttps://betexpergir.net/